Lyrics Sagopa Kajmer

Sagopa Kajmer

İnsafa Gel

Karanlıkta aylak aylak dolaşarak aradı bir dostum ışığı

Ben evimde sıcak çorbama daldırırken kaşığı

Birbirimizi karanlık kamufle etmişti ve durum kötüydü

Diğerlerini ışıklar bronzlaştırdı tenler ölüydü

Birisi kalbini tamir ettirdikten sonra hiç ağlamadı

Diğer dostum son yediği kazıktan sonra hiç konuşmadı

Derler ya: "Ağzını bıçak açmadı."

Diğer dostum Hakk'a karşı geldi, beli bir daha doğrulmadı

Şükür ki hava ılıktı benim günümde

Sonunda insafa geldi şu açamadığım son kör düğümde

Parmaklarımı dişledim dostumun son hâlini görünce

İnsan farklı bir hale giriyor yaşarken ölünce

Dinen yağmurdan kalan küçük su birikintilerinden geçerken

Yansımalarımı gördüm

Bana sarılmak istedi çamurlu görüntüm

Tektim ve ürktüm, konuşurken sürçtüm

Kalk be ruhum iki büklüm

Yarısı zakkumlum yarısı güllüm

Kendini bulman için bir rehber gördüm (yeah)

Yalnız dilsizdi ve sen onu gayet hor gördün

Bir öğün için on ekmek kendine böldün, ben güldüm

İşte an geldi, işte o an vazgeçer akrep, durur yelkovan

Konuşamadım (what, what?), tutunacak güvenli bi' dal bulamadım

Gel insafa, söylenecek sözüm yok

Gel insafa, insafa gel!

İşte an geldi, işte o an vazgeçer akrep, durur yelkovan

Konuşamadım (what, what?), tutunacak güvenli bi' dal bulamadım

Gel insafa, söylenecek sözüm yok

Gel insafa, insafa gel!

Kocaman adam olduğumu düşündügümde aklıma gelir o dört rakam

Doğduğum yıldan bu güne geçmiş olan 24'ler, 60'lar

365'ler, 12 ve 52'ler; hayat dramatik bir matematik

Verilen müddet kime bilindik (ha)?

Yıpratılmış iyi adamlar, yıpranmış saflıklar

Tertemizmiş gibi davranmaları, ne yüzle?

Yapılacak daha ne var kendini göremeyene, iki gözle?

Geçen saniyeler kadar uzak sana evvel zaman

Eskiden beri özlediklerinden

Ama şu ana dek kavuşamadıklarından direnci kırılan insan

Bütün kalplerin dili tek (tek) ve konuştukları aynı lisan

Özlemlerle yaşamanın umut hali pek yüksek, özle!

Yazılmış tüm kaderler pembe dizi, sabırla seyir eyle

Can gözüyle temaşaya dal

İşte fırtınalı deryalar, işte yalnız sandal

Zamandan dost olur mu (Olmaaz!)? Ardına bakmaz, yürür

İlacı olmayanın duyguları en tezinden çürür

Bazı anlar bazıları seni senden daha iyi anlar

Ama çoğu zaman seni sen gibi anlamayanlar var

İşte an geldi, işte o an vazgeçer akrep, durur yelkovan

Konuşamadım (what, what?), tutunacak güvenli bi' dal bulamadım

Gel insafa, söylenecek sözüm yok

Gel insafa, insafa gel!

İşte an geldi, işte o an vazgeçer akrep, durur yelkovan

Konuşamadım (what, what?), tutunacak güvenli bi' dal bulamadım

Gel insafa, söylenecek sözüm yok

Gel insafa, insafa gel!

Vo-oh

Konuşamadım

Sagopa Kajmer, 2011, Melankolia

İnsafa gel!

Gel, insafa gel (gel)!

Vo-oh

İnsafa gel!